4 Eylül 2016 Pazar

Bazı Şeylerin Tekrarı Yoktur

Nasıl ki bin mum yakmakla Güneş'in ışığı karartılamaz, bin yanlışı 1 ipe dizmekle de bir doğrunun gücü bastırılamaz.

Söyle. İçinden ne geçiyorsa anlat herkese. 
Üzülecek mi? 
Geçer.
Darılacak mı? 
Alışır.
Sana olan sevgisini yitirecek mi?
Anlar.Eğer gerçekten seni seven olgun biriyse elbette seni anlayacaktır. Belki üzülecek, darılacak. Ama en sonunda seni anlayacak emin ol. Gerçekten seven seni anlar.

Mesela karşındaki bir sevdiğin üzülmesin diye yalan mı söyleyeceksin. Söyleme. En basidi bu. Sonra senin yalan söylediğini öğrense daha mı iyi. Daha çok üzülecek. Bunu göze alabilecek misin? Peki tekrar sana karşı güven duygusunu besleyebilecek mi? 

Ben sana ne yapacağını söylemiyorum, yanlış anlama sakın. Sadece yapman gerekenleri başka bir seçenek olarak sunuyorum. 

27 Ağustos 2016 Cumartesi

  Sen Yanmazsan, Ben yanmazsam, Nasıl Çıkarız Karanlıktan Aydınlığa


Braudel'in "Kent'in havası özgür kılar."sözündeki gerçeklik payı iç huzursuzluğu hafifletmez. Kent özgür kıldığı için huzursuz kılar insanı. İç sıkıntısı Kent'in sunduğu özgürlüğün hem doğal neticesi, hem de bedelidir.

Her şeyin bir bedeli vardır. Sevmenin, sevilmenin, nefretin, öfkenin. Yaşamanın da bir bedeli vardır. Hepimiz ölecek yaştayızdır. Önemli olanda öldükten sonra geriye kalan bu yersiz kürede bir nam, bir şöhret, bir hatıra bırakmak değil midir?

Belki insanları uyarmak bana düşmez ama;
Ey insan, kendine gel! Emeğini veya bir başkasının emeğini boşa harcama.
Kendine gel, her hareketini maddî yönden harcama.
İyilik çok pahalı olsaydı, nasılda rağbet görürdü oysaki!